24 Kasım Öğretmenler Günü için Özlü, Anlamlı Şiirler

Sayfamızda sizler için hazırladığımız en güzel ve anlamlı 24 Kasım Öğretmenler Günü şiirleri okuyabilirsiniz. Sayfamızda öğretmenler günü için öğretmenlere yazılmış şiirleri bulabileceğiniz gibi bu şiirleri öğretmeninizle paylaşabilirsiniz. Sizler de kendi kaleminizden yazdığınız 24 Kasım öğretmenler günü ile ilgili şiirleri yorum kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Sevgili öğretmenim,
İnan sen bir ışıksın.
Yanarsın gece gündüz.
Aydınlatırsın bizi.

Doğruyu, güzeli,
Bize sen öğretirsin.
Vatanıma sevgiyi,
Kalbimize sen korsun.

Çevreni aydınlatır,
Bir mum gibi erirsin.
Anne – baba gibisin,
Bizi, bağrına hep basarsın.

Fethi BOLAYIR

ÖĞRETMENİM

Küçük bir çocukken geldik yanına,
Kucakladın bizi sardın canına,
Sevgiyi saygıyı kattık şanına,
Okuryazar olduk ilk öğretmenim.

Tüm bildiklerini bize öğrettin,
Millete faydalı bireyler ettin,
Kalemi kılıçtan çok keskinlettin,
Çareler ürettin sen öğretmenim.

Ödevler yaptırıp asıl talibe,
İmkân hazırlayıp her bir talep’e,
Feraset gösterip seçtin talebe,
Sanatkâr adayı hep öğretmenim.

Edebiyatla Din Tıp Filoloji,
Tarih Fizik Kimya ve Biyoloji,
İktisatla Sanat ve Sosyoloji,
Bilimden yelpaze sen öğretmenim.

İstikbale giden bilgi selinde,
Kitaplık dolusu her eserinde,
Derin ilim varken ana dilinde,
Neye başka talep var öğretmenim.

Vatan bir okulsa ilk nöbettesin,
İlim denizinde hep seferdesin,
Kutsal mesleğinle gönüllerdesin,
Benim de gönlümü al öğretmenim.

Saymakla tükenmez faziletlerin,
Zamanen ödenen o bedellerin,
Kıvancındır üstün talebelerin,
İftihar ediniz siz öğretmenim.

Atam sen de dahi bir öğretmendin,
Bütün yenilikler senin eserin,
Layık insanlarda bil şaheserin,
Büyük Atatürk’üm başöğretmenim.

Güngören 20.11.02
İSTANBUL
Zeki İ.KIZILIŞIK

BAŞÖĞRETMEN

Atatürk benim,
Başöğretmenim,
Ne öğrendimse,
Ondan öğrendim.

Yenilikleri,
Hep o düşünmüş,
Milleti için,
Ağlamış, gülmüş.

Çocuk kalbimle,
İlk onu sevdim,
Atatürk benim,
Başöğretmenimdir.

Tarık ORHAN

ÖĞRETMENİM

Bana neler öğretmiştin
Unutmadım öğretmenim
Ama gel gör yine adam
Olamadım öğretmenim

Ezberledim hep dersini
Yaşattılar hep tersini
Mutluluğun adresini
Bulamadım öğretmenim

İnsanlığın adı para
Bu hayatın tadı para
Ne gerek var kitaplara
Anlamadım öğretmenim

Hani doğru bükülmezdi
Hani haklı ezilmezdi
Hani dağlar yıkılmazdı
Yıkıldım öğretmenim

Defter başka, kalem başka
Yaşadığım alem başka
Şöyle güzel, gerçek aşka
Düşemedim öğretmenim

Saygı dedim anlayan yok
Vefa dedim tanıyan yok
Dostluğu da bir bilen yok
Göremedim öğretmenim

Her şey yerli yerinde mi
Bütün sırlar derinde mi
Suç bende mi, evrende mi
Bilemedim öğretmenim

Sakın gitmesin ağrına
Bir hevesim yok yarına
Utanacımdan mezarına
Gelemedim öğretmenim
Affet beni öğretmenim

Ahmet Selcuk İLKAN

ÖĞRETMENİM

Ben,
Seni ilk defa
Okul duvarının dışından
Okula gitmezken tanıdım.

Kirli suratım, karışmış saçlarım
Çapaklanmış gözlerimle
Hep sana bakardım.
Anasızlığımın özlemini

Senin çocuklarla ilgilenmenle
Kapardım.
Okula başladığımda,
Cızlavat lâstik ayakkabılarımın içinde

Donarcasına ıslanmış ayaklarımı,
Sıcacık bakışlarınla kurutur
Bana bir kerecik dokunman için
Her türlü yaramazlığı yapardım.

Ben,
Sevdalarımın en büyüğünü
Sana bakarak yaşadım.
Sevgili öğretmenim.

Ragıp SARI

ÖĞRETMENİME

Bilgi demetleri sun, yine bana,
Yine yalçın dağlar ötesinden gel.
Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
Yine altın çağlar ötesinden gel.

Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
Baharlarla bağlar ötesinden gel.

Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
Uzat maviliği şeffaf saraydan
Buketler dererek bize uzaydan,
Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

Milletime doğan şafaklarla şen,
Şehitler yatağı topraklarla sen,
Irkıma şen veren bayraklarla sen
Tarihler, otağlar ötesinden gel….

Süleyman ÖZBEK

ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ

Ben, köy öğretmeniyim,
Dağ başında bulutların altında.
Toprak kokar ellerim,
Pantolonumda çamur lekesi var.
Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
Kars’tan Edirne’ye kadar.
Geceleri mum yakarım odamda,
Yarın dokuz Ekim,
Köyde bayram var.
On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
Tüm anadolu’ya selamları var.
Henüz kara tahtam yok,
İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
Aydınlık A’dan başlayacak

O. Köksal MEMİŞ

ANA GİBİ, BABA GİBİ

Öğretmenim bilir misin
Seni nasıl sevdiğimi?
Sorsan bana nerde yerin
Gösteririm ben kalbimi

Ana değil, ana gibi;
Baba değil, baba gibi
Öğretmenim ben de sevgin
Can içinde bir can gibi…

Hüseyin DÜZBASAN

SİZİ GÖRÜNCE

Sizi görünce;
Eriyor yüreğimdeki buzlar,
Yüzümde çiçekler açıyor birden.
Zamanı süzüp içtiğim,
Ilık yaz akşamlarını hatırlıyorum
Kehribar tanesi gözlerinizden.

Durdu ŞAHİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir