İçeriğe geç

Anlamlı ve Özlü Uzun Kısa 10 Kasım Şiirleri

    Sayfamız sizler için hazırladığımız en güzel 10 Kasım şiirleri ve Atatürk’ü anma günü şiirlerini bulabilirsiniz. Sayfamızda beğendiğiniz en anlamlı 2,3,4 kıtalık 10 Kasım şiirlerini paylaşabilir yada sevdiklerinize göndererek Atamızı 10 Kasım’da sevgiyle yad edebilirsiniz. Sizler de bildiğiniz 10 Kasım şiirleri ve Atatürk’ü anma günü şiirlerini yorum kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

    Mustafa Kemal’i Düşünüyorum

    Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
    Yeleleri alevden al bir ata binmiş
    Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri,

    Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
    Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
    Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
    Arkasından dağ dağ ordular geliyor
    Her askeri Mustafa Kemal gibi.

    Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
    Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
    Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere
    Al bir ata binmiş yalın kılıç
    Koşuyor zaferden zafere.

    Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
    Ölmemiş bir kasım sabahı!
    Yine bizimle beraber her yerde,
    Yaşıyor dört köşesinde vatanın
    Yaşıyor damar damar yüreklerde.

    Mustafa Kemal’i düşünüyorum,
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
    Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
    Uykularıma giriyor her gece.
    Ellerinden öpüyorum.

    Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ağlayalım Atatürk’e

    Ağlayalım Atatürk’e
    Bütün dünya kan ağladı
    Süleyman olmuştu mülke
    Geldi ecel, can ağladı

    Doğu batı cenup şimal
    Aman tanrı bu nasıl hal
    Atatürk’e erdi zeval
    Memur mebusan ağladı

    Atatürk’ün eserleri
    Söyleyecek bundan geri
    Bütün dünyanın her yeri
    Ah çekti, vatan ağladı

    Fabrikalar icat etti
    Atalığın ispat etti
    Varlığın Türke terketti
    Döndü çarh devran ağladı

    Bu ne kuvvet, bu ne kudret
    Var idi bunda bir hikmet
    Bütün Türkler İnön’İsmet
    Gözlerimiz kan ağladı

    Tren hattı tayyareler
    Tükler giydi hep kareler
    Semerkantla Buharalar
    İşitti her yan ağladı

    Siz sağ olun Türk gençleri
    Çalışanlar kalmaz geri
    Mareşalin askerleri
    Ordular tümen ağladı

    Zannetme ağlayan gülmez
    Aslan yatağı boş kalmaz
    Yalnız gidenler gelmez
    Her gelen insan ağladı

    Uzatma Veysel bu sözü
    Dayanmaz herkesin özü
    Koruyalım yurdumuzu
    Dost değil, düşman ağladı

    Aşık Veysel

    On Kasım’larda Yürümek

    Atatürk’üm işte 10 Kasım yine
    Dalgalanır ağaçlarla oğullar
    Dalgalanır oğullarla nineler
    Dalgalanır ninelerle genç kızlar
    Özlemin ta yüreğime işlemiş
    Seni bulmak, seni görmek için ben
    Bütün toprakaltıyla barışacağım

    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
    Öyle
    Güçlüsün ki
    Güçleneceğim
    Öyle yücesin ki, yüceleceğim
    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
    Dağlara, dağlara karışacağım

    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
    Sanki ellerim gece
    Sanki ellerim gündüz
    Yazacağım seni daha, bir daha
    Ben senin ölümünle yarışacağım

    Fazıl Hüsnü Dağlarca

    10 Kasım Türküsü

    Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
    Bozkır ovalarına, Erciyes’e, Ağrı’ya
    Ulusun egemen olduğunu
    Özgür olduğunu
    Haykıracağım haykıracağım işte
    Senin sustuğunca!

    Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
    Ana baba oğul kız
    Dere tepe bucak köy
    Yeryüzü yaşamalarımla değil
    Oralarda, senin gittiğince!

    Atatürk, taşıyacağım
    Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al
    Senin taşıdığını;
    Yurdun gök ülküsü
    Dalgalanırken
    Senin bayrağını yücelteceğim.
    Senin çıktığınca.

    Fazıl Hüsnü Dağlarca

    MUSTAFA KEMAL SESLENSE

    Yüzyıllar öncesinden
    Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size
    Ben Mustafa Kemal’im heyy…
    Ben Mustafa Kemal’im.
    Büyük büyük denizlerim vardır benim
    Hürriyeti içmiş dalgalarım.
    Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim
    Ulusumun yarınında sevincim
    Ben Mustafa Kemal’im heyy…
    Karanlığı deler gözlerim.
    Dalgalara binip gelmiş kahraman,
    Gökçe gözlerine türküler yaktığımız…
    Hâni bir güneş doğmuştu ya Samsun’dan
    İşte benim…
    Ben…
    Mustafa Kemal…
    Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda
    Deyip, öyle girdim savaşa
    Komut verdim
    Şahlandı cümle vatan
    Boğdum kör talihi zindanında.
    Bahtı gülen anaları yurdumun
    Gökleri, dağları, denizleri
    Yarınları, güvenip de uyuduğum
    Aslan yeleli ışığı sınırlarımın
    Mehmetleri
    Tutun ellerinden yüreklerinizin
    Sevgilerinizle beni yıkayın.
    Yüzyıllar öncesinden
    Yüzyıllar sonrasından gelir sesim
    Sevdiğim
    Bir tanem
    Türkiye’lim
    Sen varoldukça belli ki
    Ben Mustafa Kemal’im.
    Sen var oldukça belli ki
    Ben Mustafa Kemal’im.

    B.Kemal ÇAĞLAR

    MUSTAFA KEMAL’IN GÖK YAZILARI

    Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,
    Mavicek bebelerin, ak kızların,
    Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,
    Bir 1O Kasım gecesi
    Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:
    -Ey Türk gençliği…

    Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,
    Şimdi destan ellerimle yazıyorum,
    Yeşiline suyun,
    Kuşun,
    Yelin,
    Yaprağın:
    “Ne Mutlu Türküm Diyene.”

    Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,
    Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim
    Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,
    Elimde tebeşir
    Yazıyorum kara gecenin üstüne
    Yazıyorum armağanımı:
    “Övün, Çalış, Güven.”

    F. Hüsnü DAĞLARCA

    ATATÜRK YAZAR

    Sordum seni;
    Dağına, taşına Türkiye’min,
    Herkes kendinden emin,
    Yükseldi gür sesler;
    Umutlar, sevgiler:
    O biziz, O bizleriz.
    Hepimiz bir parçayız
    Atatürk’ten,
    Bütün doğa,
    Atatürk’ü anar,
    Atatürk’ü şaşar.
    Herşeydir OTürkiyem’de.
    Göller, ırmaklar, ormanlar.
    İmza imza Atatürk yazar.
    M. Vasfi SARAL

    ATATÜRK’Ü GÖRDÜM DÜŞÜMDE

    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Ben de yaşıyorum demek,
    İşte aranızdayım Ahmetler, Mehmetler’le,
    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Elele
    Yanınızdayım

    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Daha ferah içim,
    Gök daha geniş denizler daha geniş,
    Vatan ya vatan,
    Vatan sonsuzluktan gelmiş
    Sonsuzluğa açılan yol
    Vatan siz.

    Sizler yaşadıkça çocuklarım
    Bilin ki
    Ben de yaşarım,
    Bir sevinç düştü mü içinize
    Bir keder düştü mü içinize
    Bilin ki
    Aranızda ben varım.

    A. Rıza ERGÜVEN

    ATATÜRK GÜLÜMSEDİ

    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Siz sınıfa girince
    Dağıldı kara bulutlar
    Açıldı gonca.

    Baktı ki okul yenidir
    Siz yenisiniz düşünceler yeni
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Saklayamadı sevincini.

    Baktı ki gençsiniz bilgili
    Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Sevindi onca.

    Baktı ki karışmış aramıza
    Çiziyorsunuz yolu
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Gözleri dolu dolu.
    Anlaşılan bütün yaz
    Atatürk gözünü kırpmamış
    Çünkü boşmuş sıralar
    Çünkü harf okunmamış.

    ………………………..

    Ama baktı ki gün doğmuş
    Bir koşu varmışız okula
    Özlemle açılmış kitaplar
    Bir iştah kızda oğlanda.

    Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz
    Bütün bakışlar sizde
    Günaydın demiş derse başlıyorsunuz
    Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde

    Baktı ki Türkiye’si Türkiye’miz
    Aydınlık ufuklara yürüyor hızla
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Kürsüde kendini görünce.
    Talât TEKİN

    BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL

    Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
    Nice sevdalara değişilmeyen.
    Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
    Bir baştır, vazgeçilmeyen…

    Bir Türküdür Mustafa Kemal;
    Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
    Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
    Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

    Bir İnançtır Mustafa Kemal;
    Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
    Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
    Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

    Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
    Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
    Özgürlük diyor, al atının üstünde,
    Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

    Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
    Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
    Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
    Işık tutan, güç veren, yol bulan…

    Y.Doğan ERGENELİ

    ATATÜRK’Ü DUYMAK

    Ulu rüzgâr esmedikçe
    Yaşamak uyumak gibi.
    Kişi ne zaman dinç;
    Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

    Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
    Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
    Ekmek olmak için önce
    Buğday olmak gibi.
    Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
    Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
    Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
    Her ışık-kaynak gibi.

    En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
    Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
    Daha da yakınsın, daha da sıcak
    Bıraktığın toprak gibi.

    Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
    Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
    Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
    Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.
    Behçet NECATİGİL

    KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN

    Yan yana iki çocuk görsem
    İşte Atatürk diyorum
    Özgürlüğün toprağı uyanıyor
    İçin için seviniyorum.

    Koşuşan iki öğrenci görsem
    İçimin güneşi ısınıyor
    Yürüyen bir bakış gibi
    Mustafa Kemal geliyor.

    Kol kola iki işçi görsem
    Ekmeğim çoğalıyor birden
    Bir ışık düşüyor ortalığa
    İşte Atatürk diyorum.

    İşte Atatürk diyorum
    İlk kuruluş öncüleri
    Bir gül çağrısında hepsi
    Bize uzanmış elleri.

    Mehmet KIYAT

    BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL

    Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
    Nice sevdalara değişilmeyen.
    Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
    Bir baştır, vazgeçilmeyen…

    Bir Türküdür Mustafa Kemal;
    Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
    Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
    Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

    Bir İnançtır Mustafa Kemal;
    Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
    Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
    Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

    Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
    Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
    Özgürlük diyor, al atının üstünde,
    Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

    Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
    Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
    Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
    Işık tutan, güç veren, yol bulan…

    Y.Doğan ERGENELİ

    ATATÜRK’Ü DUYMAK

    Ulu rüzgâr esmedikçe
    Yaşamak uyumak gibi.
    Kişi ne zaman dinç;
    Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

    Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
    Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
    Ekmek olmak için önce
    Buğday olmak gibi.
    Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
    Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
    Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
    Her ışık-kaynak gibi.

    En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
    Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
    Daha da yakınsın, daha da sıcak
    Bıraktığın toprak gibi.

    Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
    Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
    Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
    Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.

    Behçet NECATİGİL

    KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN

    Yan yana iki çocuk görsem
    İşte Atatürk diyorum
    Özgürlüğün toprağı uyanıyor
    İçin için seviniyorum.

    Koşuşan iki öğrenci görsem
    İçimin güneşi ısınıyor
    Yürüyen bir bakış gibi
    Mustafa Kemal geliyor.

    Kol kola iki işçi görsem
    Ekmeğim çoğalıyor birden
    Bir ışık düşüyor ortalığa
    İşte Atatürk diyorum.

    İşte Atatürk diyorum
    İlk kuruluş öncüleri
    Bir gül çağrısında hepsi
    Bize uzanmış elleri.

    Mehmet KIYAT

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir